İmre Gaffaroğulları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İmre Gaffaroğulları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2012 Perşembe

Densizlik


Sessiz dinlesem sehir şimdi seni
Tüm kalabalığa rağmen yalnızsam
Seni özlüyorsam ey sevgili
Ve sen yoksan
Lapa lapa kar yağıyorsa istanbula
Beyoğlunda meyhane sarhoşları
Gibi hissediyorsam kendimi
Nedir bu tutkunluğum sana ey sevgili
Bu şehrin tılsımıdırbelki beni sana bağlayan
Oysa be yıllar önce gömmüştün onuda senin gibi
Şimdi hayalet sokakların da erenköyün
Senin hayalin ve eylüldeki ayrılık yağmuru
Islatıyor beni sensiz
Ve sen bodrumda ıssız bir mezarlıkta bensiz
Bilmem ne kadar dayanır bu sensizliklere bedenim
Bildiğimse seni çok özlediğim miniğim
Yokluğunda bu şehir ve ben yaşlandık
Veresiye yaşamın pençesinde
Şimdi zamanıdır küfretmeli alabildiğine
Yürekten bu sensizliğe
Dil tüketmesede tek bir kelimeyeter
bu densizliğe

Gamzenin anısına
20.ocak 2010-01-20 saat 12.05 am
İ.G.

13 Mart 2012 Salı

TUTKU

Dağlar denizler okyanuslar çekiyor şimdi beni
senden olabildiğince uzaklara gitmeliyim
neylersin avareyim, yorgunum
bilmiyorum neden sana vurgunum......
baharlarında gelincikler açmalı o ülkelerin
pervasız , ve ben alabildiğince haykırmalıyım
seni ne kadar sevdiğimi, umarsız
ciğerlerime dolan hava kadar,nefes kadar ,sen kadar
hayat kadar
duymalı ilgili ilgisiz herkes bu ümitsiz aşkı
ve bilmeli deniz kuşları ne zordur,rüzgara karşı uçmak gibi
yaşamı taşımanın ağırlığı
yağmurlar yağmalı sensiz sahillerine o şehirlerin şimdi
ve ben bir kez daha bırakıp gitmeliyim
eğer bu defa başarabilirsem
aklımın en derinliklerinen sökerek seni
Kolay olan ceketi alıp yürümektir
senin yaşamından çıkıp hayata
zor olansa
seni asla bitiremiyeceğimi bile bile
dayanmak verdiği acıya
zavallı yüreğimle.
zamanları,mekanları aşabilir ademoğlu isterse
aşamayacağı tek şey se
geri de bıraktığı yarım kalan
ve birdaha asla
yaşayamadıklarıdır nedense
zamanla örselenir kabuk tutmuş gönül yaralarım
ama ne zaman sana dair bir şey gelse aklıma
başlar kanamaya en tutsak yanları, adamlığımın
ve işte sevgili tek bu yüzden dağlar denizler
okyanuslar çekiyor şimdi beni senden
ve diyorumki kendi kendime içimden
olabildiğince uzaklara gitmelisin sevdiğinden
bilmiyorum neden böyle avareyim,yorgunum
bilmiyorum neden sana tutkunum
bilmiyorum neden böyle vurgunum
bildiğim se denizler okyanuslar çekiyor senden beni
affet sevdiğim çarem yok
bırakmalıyım bu tamamlanmamış
yarım kalmış çaresizhikayeyi…..

İzmir 24 şubat 2010
Saat 18..50
Çalışma odam da tek başına…..

Özeleştiri

Biz ne zaman ıskaladık bu hayatı
Hani başka olacaktı her şey artık 7tepeli şehrinde
Senin o en çok tutku ile sevdiğin bu kentte
Rüzgarlar sert esmiyorsa artık
küçük kalbinde
Bana sorma aşk bakışlım anlamı sadece
sende yüklü bu çaresizliğin
Nedenleri arama bence
sadece yaşa gönlünce
Eğer değer katan buysa varlık sebebine
Üsküdarda bir meltem olacaksın
bu gece
Yada uzun yol arkadaşı
bir yolcuya Ankara trenininde
Kimbilir oda ıskalamış olabilir
hedefi geçmiştedeki seferinde.
Acaba göründüğün kadar
güçlümüsün bu yaşama inat
Yoksa yalnız gecelerde ev arkadaşınmı
seni hayata tutunduran bu şehirde?
bilirim
Cevabı tüm bu soruların
yalnız ama yalnızca sende.
İ.G.

12 Mart 2012 Pazartesi

inanırım deme beni sevdiğini



 Kadınları tanımak zor zanaat derdi babam
Şimdi anlıyorum ne demek istediğini
Ah babam ne dobra adamdı,kim anlamışki
O en yüce varlıkları
Ben daha elinde çemberi toy cocuk
Yıllar yorgunu masumcuk
Gözlerinde bitmez tükenmez yorgunluk
Acıyla beslenen duygulara gebe hayta yanım
Bir türlü öğrenmeye doyamadığım
Kadınları anlama sanatım
Ahh benim yalnız yanım,vurgun kalbim
Sensizlik içinde mağrur duran dimdik başım
Elimi uzatsam diyorum tutarmısın düşmeden duçar
Ne olur bakma öyle siyah siyah,
yorgun kalbim
Bir atar, an gelir susar
Ne olur deme ,beni sevdiğini
Bilirim yalansa da inanır kanarım
Melek yüzlüm
Bilirim sonu yok bu aşkın, ama neylersin
Konu sen olunca bu yürek her daim
ürkek ve şaşkın
Deme inanırım,hayat durur, zaman durur
Her şey sen olur
İnanırım , kanarım yaram senden acı çeker
içim çoşar,kalp atar,lakin
Arkamı dönüp çıkmalı hayatından
Çünkü bir tanem
Bilirim sonu gelmez ,gelemez bu sevdanın
Ki ben hala sana tutkun
Kadınları anlama sanatında
Elinde çemberi zavallı vurgun
Yinede isterim, beklerim
şimdi olsamda
Yaşamın hazanın da biraz durgun
Şimdi demiralma vakti bu son limandan
Daha ne bekler durusun be şaşkın
Şimdi susma vakti ankara da ……
 
İmre Gaffaroğulları

8 Mart 2012 Perşembe

Serzeniş


İnsan herşeyi yapabilir aslında
Bir anda unutabilir tüm sevgileri
Yada değiştirebilir ,gidişatını kaderinin
Hatta sevebilir yeniden her şeye rağmen




Bazen yabancı olur doğduğu büyüdüğü
Yerlerde elinde olmadan
Başkalaşır o şehir içinde taşır sılayı, acıyı
Bilmezler üçüncü şahıslar,
İnsan bir şeyler yapmalı aslında
Şu duygusuz, kokusuz plastik çiçekler gibi
yaşayanlara inat
Ve insan önem vermeli aşka kendisi hissetmesede
Yada hiç tad almadıysada onu dair bu hayattan
İnsan ah insan sen yokmusun sen
Her şeyin başı ve sonu sen olacaksın ya
Birde yenebilsen kibirini ve çıkarabilsen
yüzündeki o sahte gülümseyen maskeni..
ve sen insan her şeyi yapabilecekken her zaman
yine yenik düşeceksin biliyormusun
zamana ve kararsızlığına…………… 

İmre Gaffaroğulları




28.aralık 2009
saat :20.43
İzmir

6 Mart 2012 Salı

niyetsiz...




Ankara ya kar yağıyordu sessiz
Örtüyordu tüm gizemi ile yaşananları
Ve elbet çıkacaktı onlarında foyaları
...
Gösterince güneş yüzünü soğuk
Bir şubat gününde ankarada densiz
büklüm sokağın köşesinden salınınca
kuğuluya doğru eriyen karlar
aşkı sevgiyi bekleyenler başlarlar aramaya
kayıp özlemlerini gölgeler gibi bedensiz
Sen,ben ,Ankara bu şehir tuhaf ama
Ne kadar da isteksiz
Kimilerinin başlarında kavak yelleri
Niyetsiz
Kimisi hazanı yaşıyor ömrünün bu son deminde
Çaresiz
Sen ben Ankara
Tuhaf bu şehir bu akşam neden kadınım söyle
Neden bu kadar sessiz
Ankara ya kar yağmıyordu artık
Ve örtmüyordu beyaz örtüsünü
Kimbilir belkide o da biliyordu bu aşkın sonu
Zaten baştan çaresiz
Ve biz terk ediyorduk ankarayı
Ve tüm yaşayamadıklarımızı
Bir çare kardelenlerin aksine
Umutsuz ve mücadelesiz
Büklüm sokak köşesinde meyhane sarhoşları
Bir ıslık tutturmuşlar dudaklarında yürüyorlar
Olup bitenden habersiz
Ve ben sensiz sen benden bir haber beklentisiz
Ankara ya kar yağıyordu sana bana inat
Sessiz ,sessiz sessiz….

06 şubat 2010-02-06 saat:23.07
Ramada otel/ankara
İmre Gaffaroğulları