2 Kasım 2012 Cuma

   
eğer sen böyle susarsan
bende susabilirim
gözlerine bakıp ta 
hayaller kurabilirim
gönlüm konuşur,
gönlüm konuşur sana
belki yeniden yazabilirim

eğer sen böyle uzaksan
bende olabilirim
gözlerine bakıp ta
kaybolup gidebilirim
gönlüm kalır
gönlüm kalır sana
belki yeniden sevebilirim

eğer sen böyle durursan
bende durabilirim
gözlerine bakıp ta 
öyle kalabilirim
gönlüm koşar,
gönlüm koşar sana
belki yeniden gelebilirim

eğer sen böyle yaparsan
ben ne yapabilirim
gözlerine bakıp ta
mutlu olabilirim
gönlüm çoşar
gönlüm çoşar ama
belki sana küsebilirim

c.k 02.11.2012

28 Ekim 2012 Pazar


‎"zaman zaman kuşlar konuyor
gün ortasında yüreğime 
hasretin habercisi
susuyorum

çayırları biçiyor sonra,
tanımadığım birileri içimde
zamansız bu hasat 
acıyorum

kahrediyor 
deli deli esen rüzgarlar
kayboluyor kokun
üşüyorum

ürkek bir serçe gibi uzanıyor
ellerim ellerine 
gelmiyorsun
büyüyor içimde hüzün
gözlerim arıyor gözlerini
kuruyorum

zaman acımasız 
aşk kanaması başladı yüreğimde
teslim ettim sevdamı 
kör bir baykuşa 
yavaş yavaş tükeniyorum."
 
Oya KARAEGE


EŞİKLERDEN ATLIYORUM
AYAĞIMA DOLANAN YOLLARDA
RENGİM... SİYAH...
HAREMİNE HAZIRLANIYORUM HER DEFASINDA YENİDEN
YIKANIYOR SAÇLARIM DEFNELİ SULARLA...
KINALAR YAKIYORUM ELLERİME
GÜNAHLARIM ELLERİMDE
HER DOĞUMDA YENİDEN
BU DEFA NEDEN?
TEMİZLENMEK İÇİN TÜM GEÇMİŞTEN
TEKAMÜL MÜ?
DEĞİL!
RENGİM... SİYAH...
BANA İŞARETLER YOLLUYORSUN
ANLADIĞIMI BİLİYORSUN
ÖZ-SÖZ-GÖZ DİYORSUN
ÖZÜM SÖZSÜZ
ÖZÜM GÖZSÜZ BİLİYORSUN
AYMAMIŞ İNSANLARIN ÇATLAK TOPRAKLARINDA
AYAKLARIM KAN REVAN
KAYBOLDUM... BİLİYORSUN...
GÖZÜMDEN DÜŞEN HER YAŞ
SANA GELEN YOLDA
HEDİYEM OLSUN......

EBRU COŞKUN

24 Ekim 2012 Çarşamba

Dört Gecem

      


Ne nefesti aldığımı sandığım ciğerlerime
Ne de sevgiydi yüreğimde tattığım!
Hep yabancımdı yakınımdakiler
Kulaklarım tüm seslere sağır
Tüm gördüklerime kördü gözlerim
Güneşli gündüzlerin karanlığında
Tek ağlayan Neptün’dü yalnızlığıma; ıslaktı gecem.

Sonra sen geldin olağandışılıkların içinden
Tanışmamız alfabetikti seninle
Radyolink sesler döküldü ardından kulaklarımıza
Kurşun gibi ağırdılar…
Torbasında parmak izlerini bırakıp gittin acı bademlerin
Mevsimler ötesine gittin; yalnızdı gecem.

Hiçbir şey yerli yerinde değil
Bir yerlerde geceler savaş
Gündüzler barıştı başka yerlerde
Hangimiz inanırdık söyleseler
Ankara’da, karlarda öpüşeceğiz seninle
Ve bir sabah, tenimde terin kurumadan daha
Yağmurlarla uğurladım seni; kupkuru gecem.

Şimdi 
Güneşli gündüzlerim gelmekte seninle beraber
Gecelerimde dolunay beyazlığı
Her nefeste sensin içime dolan
Hep seninsin gözlerimin gördüğü
Az kaldı, çok az kaldı
Güneş gibi doğacaksın şehrime
Ama bu kez batıdan; aydınlık gecem.

Muharrem DOĞAN

23 Ekim 2012 Salı


UMUT DAĞININ ZİRVESİNDE;
SARILSAK BİRBİRİMİZE
SUSSAK HİÇ KONUŞMASAK…
YILDIZLAR DÜŞSE ÜSTÜMÜZE,
KAPATSAK GÖZLERİMİZİ,
ÖYLECE KALSAK…
UNUTSAK HERŞEYİ,
BİR DAHA UYANMASAK…

Bora ÇETİNKAYA



17 Ekim 2012 Çarşamba

Mektup




Hiçbir şey yazmasan da olur, yolla boş.
 Bir beyaz kağıdı, bir beyaz zarfın içinde.
   Elinin teri, gözünün nuru ve bir damla yaş

   Bilirim ki yüreğim, yüreğinin içinde.


   Muharrem DOĞAN

Dört Dizelik Duygular_VI

15 Ekim 2012 Pazartesi

A∩B=Ø



ortak noktamız yoktu ki hiç
ve kesişemedik seninle 
hiçbir zaman aynı noktada.

a ve b kümesi ayrıktı 
ve boşlukta
paralel iki doğruyduk seninle biz 
bir birim yakındık belki birbirimize ama 
kavuşmamız sonsuz kadar uzakta 

Muharrem DOĞAN


yapraklar düşse de
ağaçlar ölmez
yapraklar düşse de
zaman tükenmez
bir tek biz biteriz
alem i devran da
bir düş biter
hakikate uyanırız
yaşadığımızın kanıtıdır
sevap ve günahımız

cihan konca


ben aşkı öldürdüm
zahmet etmeyin siz
çizdim siluetini yere
hem herşey yerli yerinde
tüm deliller
o sözler bakışlar gidişler
ve suskun kalışlar

uzandım yanına bekliyorum
kan tutmasından değil
...kalkıp gitmeyişim
giden gitmiş zaten
pişman da değilim

cihan konca


sen egenin bir koyunda
o en güzel huyunla
yastığın koynunda
uyuyor musun şimdi

buralar yağmur çamur
gri bulutlarım
günahın boynumda
yürüyormuşum gibi

...o güzel gözlerini pırıl pırıl bir güneşe
açınca perdelerini masmavi bir denize
gelir mi aklına benden bir kaç dize
nasılda yakışırdı aşk ikimize

hey sen uzaktaki duydun mu kalbimin atışını
gözleri ela gülüşü güzel kadın
sen hiç hayaller kurdun mu
oysa ben hep senleyim
senin aşkın başıma bela canım

cihan konca

NE YAPACAKSIN?




Sudan,
Sesten,
Işıktan uzakta,
Dağ başında değilim.

Şükür ki;
Nereye baksam insan!
Apartman,
Su sesi,
Gün ışığı,
Ve
daha neler neler...

Ama
Bütün bunlara rağmen ben,
Yalnızım.
Öyle bir yalnızlık ki:
Değil dost başına,
Düşman başına.

Hele
Yok mu o
Tanıdık bir yüze
Alışılmış söze
Anaya
Babaya
Kardeşe
Sevgiliye hele hasretlik.

Akşam olunca,
Dolunca odaya korkunç sessizlik...
Resimlerine bakmayacak sevgilinin,
Bir sigara yakmayacak ardından,
Bir şiir
Bir şarkı
Bir iç çekiş...
Ve
İçmeyip başka
Ne yapacaksın?

Muharrem DOĞAN

21 Temmuz 2012 Cumartesi

nefes almak istiyorum
kokunla tütsülenmiş
nefesinle karışık
uzanıp yanına
yarı uyur,
yarı uyanık

ıstırap veriyor,
elem veriyor ayrılık
aydınlık yoruyor beni
ondandır ışığımda sönük

caddeden gölgelere uğruyor duvarıma
telaşlı aceleci
gece insanları çağreler arıyor besbelli
belki de benim için,
çalmasada zili
ne kapının, ne telin
bir zamanlar yanındayken
çaldığı gibi eteklerimin
bilsem ki geleceksin
uymam nefsime
uyumam beklerim



cihan konca

10 Temmuz 2012 Salı



toplanmış cümle kandiller
ne şahane sahne,
müziği de sen duy
geceymiş, geçmiş, dertmiş
artık ne olursa olsun bırak,
bırak
atsın asfalyal,
sönsün bu şehir
ve yansın yıldızlar
Cihan KONCA
 


















6 Temmuz 2012 Cuma

Düşünce:
Hergün şöyle birazcık,ufacık,
Gelip,geçerken aklımdan,
Derim ki;
Ama çok açlık var,
Yoksulluk var,
Zenginlik var,
Adaletsizlik var,
Doğada talan var,
Canlıların ızdırabı var,
Dünyada.
Hepsi birden geçer aklımdan.
Engel olamam,düşünürüm.

Hüsniye Melike Yücel

2 Temmuz 2012 Pazartesi

yan madımak
yanmadı bak
bir mum bile
isli duvarlarla
karanlıkta kaldık yine
Cihan Konca

29 Haziran 2012 Cuma

Gittiğin pencerede, sonradan yağmur vardı.
Yıkadı,sildi,süpürdü.
Bekledim...Uzun,uzun
Az sonra güneş aydınlattı
Parlak,iç ısıtan,umutlu...
Hüsniye Melike Yücel


Aşklar çoğu kez insafsız,bir çıkmaz,
Ama yine de yaşanır, dediler...
Ne gam.Yaşansın.
Sonuna bakmadan,görmeden.
Hüsniye Melike Yücel

27 Haziran 2012 Çarşamba

CESARET



Bir seferinde de
“çocuk kemeri” isteyeceğim.
Yalnız başıma çıktığım
Uçak yolculuğumda.

Muharrem DOĞAN
19.06.2012_VAN


KADERİMİZ mi yaşadıklarımız,
Yoksa KEDERİMİZ mi elimizdeki tek şey.
EDERİMİZ bu olmasa da yılgınlığımızdır geriye kalan
Baş edebilmek için gerçekle,
Her güne başka roller yazarız, oynamak niyetiyle olmayanı.
Sonu gelmez yıkıntıları aklımızdan uçurmak isteriz,
Çok uzaklardan geleceğini bile bile
En güçlü RÜZGARI bekleriz....

Tarkan Yıldız

24 Haziran 2012 Pazar


Vakti de değildi ama
gözlerin baharı görmüş
ela çiçekler açmışken
sen cemreye düşme diyemezsin

Cihan Konca

29 Mayıs 2012 Salı


Bu gün bütün efkarımı
doldurup bir kadehe
Üzerini rakıyla tamamlayıp
içesim var akşam niyetine...

M.H.Ç.


27 Mayıs 2012 Pazar


boş bir anımı yakala
hani her şeyden vazgeçilebilecek
korkulardan,endişelerden arınmış
yorgun bir günün ertesi
bir kavganın sonrası gibi

yeniden denemekten usandığım
çareler düşünmediğim
bir anımı yakala
çalsın telefonum, sen gel de
geleyim

Cihan Konca

23 Mayıs 2012 Çarşamba


Ömür dediğin yaz boz tahtası değil ki
Son bulduğu yerde biter kısır döngüler
Dalında solar gider sevda gülleri
Milatsız mekanlara ancak varır garipler...

Koptu gönül bağlarım, başladı hicranlarım.
Bir an yokum bir varım,
Aşk her halde sine içre...
                     
Özlem TORKUL




19 Mayıs 2012 Cumartesi


bırakıyorum kendimi belirsizliğin o muhteşem cazibesine,

hayat zamanlamadan ibaret ve ben hiç dakik değilim
kaçırdım hepsini.ne varsa işte
kalbimin daha hızlı attığı anları, senle olacakları
sensiz olmayacak olanları da
bir bahanem de yok üstelik avutacak
öylede hızlı da dönmüyordu dünya

bulutların beni tutacağını düşündüğüm yaşları çoktan geçtim
ama vazgeçemiyorum hayalini kurmaktan
o yüzden bırakıyorum kendimi belirsizliğin o muhteşem boşluğuna
bu düş ne kadar sürecek,
ne kadar daha düşeceğim
bilmiyorum sert mi olacak toprak
yumuşak mı
kim tutacak yasımı

bildiğim kadarı ile
hayat zamanlamadan ibaret
ve ibret olacak çok şey görsem de
bildiğim hataları yaptım hep
bu sebeple
şaşırmadım başıma gelenlere
buda bir maharet ise
mahirim ,kendimin kahini
zamanımın katiliyim
o yüzden bırakıyorum kendimi belirsizliğin o muhteşem boşvermişliğine
teoride uçuyor olacağım
çarpana dek gerçeğe

cihan konca

11 Mayıs 2012 Cuma

Çok düşündüm çok,
içinde meğerse düşünülecek pek fazla bir şey yokmuş,
öğrenmek için çok düşünmek gerekiyormuş sadece...
Nuray Açar

dilimin önüne geçiyor yasaklar,
ezip geçme vakti değilim diye,

neyi kimi bekleyecek ki,

dil katılaşmadan...
Nuray Açar