İs ve kan kokuyordu sokaklar...
Yeri göğü inletemeyen çığlıklardı yürek parçalayan...
Çığlık duyulursa işe yarardı ya hani,
Binlercesi bile yaprak kıpırdatamıyordu işte...
Küçüktüm...
Bir itfaiye merdiveni gözümün önünde, üzerinde Aziz Nesin...
Yıllardır o merdivenin üzerinde öylece duruyordu ya hani,
Aşağı indiremedim onu,
Bugün düştü...
A.Ç
ay çiçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ay çiçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Mart 2012 Salı
Günaydın...
Bir yılı 10 geçiyordu zaman...
Bir ömrüyse yarım!
Bir kardelen miydi hayat, soğukla koyun koyuna,
yoksa bir papatya mıydı baharı bekleyen?
Neydi hayat?
Bir ömrüyse yarım!
Bir kardelen miydi hayat, soğukla koyun koyuna,
yoksa bir papatya mıydı baharı bekleyen?
Neydi hayat?
Biz ona hep geç kalırken
ve o bu kadar acımasızken,
Reva görülen miydi elimizi ayağımızı dolayan?
Bir yılı 10 geçiyordu zaman...
Ve hiçbir günaydın için geç kalınmamıştı belki de,
kim bilir...!
A.Ç Mart 2012
ve o bu kadar acımasızken,
Reva görülen miydi elimizi ayağımızı dolayan?
Bir yılı 10 geçiyordu zaman...
Ve hiçbir günaydın için geç kalınmamıştı belki de,
kim bilir...!
A.Ç Mart 2012
12 Mart 2012 Pazartesi
Bir "İyi geceler" Hikayesi...
Her akşam bu saatlere denk gelir iyi dilekler...
Bu saatlerde kimse kötü bir şey istemez yeni doğacak günden. Hiçkimsenin kötü bir dileği yoktur yelkovanla akrebin yeni bir güne doğru yol aldığı saatlerde...Herkes yeni,pırılpırıl bir güne uyanmanın umudunu taşır içinde...
.....
Yeni bir gün doğar...
... ....
Ve sen çoktan unutmuşsunndur dilediklerini...
Hiçbir şer değişmemiş, hiçbir kötülük yerini bırakmamıştır iyiliğe...
.....
Boşver...
Yarın da akşam olur nasılsa...!
Bu saatlerde kimse kötü bir şey istemez yeni doğacak günden. Hiçkimsenin kötü bir dileği yoktur yelkovanla akrebin yeni bir güne doğru yol aldığı saatlerde...Herkes yeni,pırılpırıl bir güne uyanmanın umudunu taşır içinde...
.....
Yeni bir gün doğar...
... ....
Ve sen çoktan unutmuşsunndur dilediklerini...
Hiçbir şer değişmemiş, hiçbir kötülük yerini bırakmamıştır iyiliğe...
.....
Boşver...
Yarın da akşam olur nasılsa...!
A.Ç.
İhtimaller dahilinde düşmek üzereyim...
Hadi diyorum... Tekrar, sil baştan başlayalım...
Sil istiyorum ama baştan değil. Sondan başa doğru olsun bu siliş ya da benim istediklerimi silelim gerişi kalsın...
Her sabah aynada gördüğüm benden daha da uzaklaşıyorum... Her sabah kaçıp saklanmak istiyorum yorganın altına, kendimden kaçmak , senden kaçmak, eşimden dostumdan kaçmak istiyorum hatta inanmayacaksın ama kaçıp sığınmak istiyorum allaha, hani şu rahim ve rahman olana.
... Ama olmuyor, ben yine her sabah kendimle uyanıyor, yine kendimle yaşıyorum.
Elimde bana verdiğin kağıtla uyanıyorum ve günün her saati ucunda duruyorum o kağıdın... Ama düşmüyorum. Düşersem başıma gelecekleri orada burada göstere göstere , karşıma çıkara çıkara bellettin bana.
Gözümü yumdum başlarda , kanalı, hatta yolumu değiştirdim ama yine başaramadım. Ezberledim hepsini...
Hadi diyorum her sabah... ve sen her sabah bana pişkin pişkin sırıtıyorsun aynada... üstelik her sabah tükenmez kalemlerle karaladığın o kağıdın ucunda buluyorum kendimi...
Korkum kağıtta yazanlar değil....
Kağıdın ucunda durmak rahatsız ediyor beni...
Düşme ihtimali canımı sıkan...
Böyle değildin sen ... “Hayat sevince güzel” şarkısını bize söyletendin... Artık kimse sevmiyor birbirini... Herkesin gözünde nefret, yüreğinde kin.. zaten yüreğindeki de yüzünde ya neyse! Rüyalarım bile rahatsız senin yüzünden... Uykularım bölük pörçük... Ucundan yakalamış olma ihtimaline de sevinemiyorum, çünkü zaten ucunda yaşıyorum...
Son kez söylüyorum; Hadi ama... Tekrar sil baştan başlayalım...
A.Ç
Sil istiyorum ama baştan değil. Sondan başa doğru olsun bu siliş ya da benim istediklerimi silelim gerişi kalsın...
Her sabah aynada gördüğüm benden daha da uzaklaşıyorum... Her sabah kaçıp saklanmak istiyorum yorganın altına, kendimden kaçmak , senden kaçmak, eşimden dostumdan kaçmak istiyorum hatta inanmayacaksın ama kaçıp sığınmak istiyorum allaha, hani şu rahim ve rahman olana.
... Ama olmuyor, ben yine her sabah kendimle uyanıyor, yine kendimle yaşıyorum.
Elimde bana verdiğin kağıtla uyanıyorum ve günün her saati ucunda duruyorum o kağıdın... Ama düşmüyorum. Düşersem başıma gelecekleri orada burada göstere göstere , karşıma çıkara çıkara bellettin bana.
Gözümü yumdum başlarda , kanalı, hatta yolumu değiştirdim ama yine başaramadım. Ezberledim hepsini...
Hadi diyorum her sabah... ve sen her sabah bana pişkin pişkin sırıtıyorsun aynada... üstelik her sabah tükenmez kalemlerle karaladığın o kağıdın ucunda buluyorum kendimi...
Korkum kağıtta yazanlar değil....
Kağıdın ucunda durmak rahatsız ediyor beni...
Düşme ihtimali canımı sıkan...
Böyle değildin sen ... “Hayat sevince güzel” şarkısını bize söyletendin... Artık kimse sevmiyor birbirini... Herkesin gözünde nefret, yüreğinde kin.. zaten yüreğindeki de yüzünde ya neyse! Rüyalarım bile rahatsız senin yüzünden... Uykularım bölük pörçük... Ucundan yakalamış olma ihtimaline de sevinemiyorum, çünkü zaten ucunda yaşıyorum...
Son kez söylüyorum; Hadi ama... Tekrar sil baştan başlayalım...
A.Ç
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
